Citizenship på tyrkisk

Vi har én oversettelse av Citizenship i engelsk-tyrkisk ordbok med synonymer, definisjoner, eksempler på bruk og uttale.

Annonsering

Eksempler på Citizenship

  • The plan talks a lot about active citizenship. But it must be active and engaged citizenship.
  • Plan, aktif vatandaşlık hakkında çok konuşuyor. Ama aktif ve tatbiki bir vatandaşlık olmalıdır.
  • All of them except one have citizenship.
  • Biri hariç onların hepsi vatandaşlığa sahip.
  • I have dual citizenship.
  • Benim çifte vatandaşlığım var.
  • I can't believe he renounced his U.S. citizenship.
  • Ben onun ABD vatandaşlığından vazgeçtiğine inanamıyorum.
  • Tom has dual citizenship.
  • Tom'un çifte vatandaşlığı var.
  • Tom applied for citizenship.
  • Tom vatandaşlık için başvurdu.
  • He has Ukrainian citizenship.
  • Ukrayna vatandaşlığı var.
  • Citizenship is a prerequisite for voting.
  • Vatandaşlık, oylama için bir ön koşuldur.
  • Tom gained American citizenship.
  • Tom Amerikan vatandaşlığını kazandı.
  • The traitor was deprived of his citizenship.
  • Vatan haini, vatandaşlığından mahrum edildi.
Vis mer
Loading...

Hjelp oss å bli bedre

Bli med å gjøre denne ordboken enda bedre! Du kan legge til en oversettelse som ikke fins i ordboken, eller du kan stemme et allerede foreslått ord rett eller galt.

Legg til en oversettelse

Vet du hva den tyrkiske oversettelsen for det engelske ordet "quadratic form" er?