Doğduğum yer olan Nagasaki, güzel bir liman kentidir.
Nagasaki, where I was born, is a beautiful port city.
Et yer misin?
Do you eat meat?
Termitler tahta yer.
Termites eat wood.
Bugün Almanya'da, Pazartesi günü kundaklamada üç Türk'ün öldürüldüğü Hamburg'un yakınında bir yer de dahil birçok şehirde şiddet karşıtı mitingler gerçekleşti.
In Germany today, anti-violence rallies took place in several cities, including one near Hamburg where three Turks were killed in an arson attack on Monday.
O, kahvaltısını sık sık orada yer.
He often eats breakfast there.
She often eats breakfast there.
O, kahvaltısını sıklıkla orada yer.
He often eats breakfast there.
Shakespeare'in doğduğu yer, Stratford-on-Avon, her yıl bir sürü turist tarafından ziyaret edilir.
Stratford-on-Avon, where Shakespeare was born, is visited by many tourists every year.